rss: yazılar

yönetici

İman Nedir?

0 yorum
İman Nedir?

İman kelime olarak, bir şeyi kalp ile tasdik etmek ve varlığına kesin olarak inanmaktır.

İman, gözle görülmeyen şeylerin varlığını tasdik etmektir. Buna gayb denir. Gayb, yok olan, varlık amelinde bulunmayan hayâlî bir şey değildir. Gayb, var olan fakat dünya şartlarında beş duyu organı ile görülemeyen şeydir. Bizim için yüce Allah, melekler, cinler, Arş, Kürsî, Levh-i Mahfuz, kader yazısı, ahiret, cennet ve cehennem gaybdır, fakat hepsi şu an vardır. Müminlerin en temel vasfı gayba imandır. Allahu Teala, hidayete ulaşan muttaki müminlerin sıfatlarını anlatırken, birinci olarak:
“Onlar gayba iman ederler.” buyurmuştur.

Bir şeyi tasdik üç türlü olur. Kalb, dil ve fiil ile.

Kalb ile tasdik, bir hükmün ve sözün doğruluğunu içinden, kalbinden tasdik etmek, onun gerçek olduğuna kanaat getirmek ve içinden bu böyledir diye kesin inanmaktır.
Dil ile tasdik, bir hükmü başkasının duyacağı şekilde ifade ve ilan etmektir. Bu tasdikte kalp ile dil aynı şeyi söylüyorsa, sahibi o şeyi gerçekten kabul etmiş olur. Dili ile söylediğini içinden kabul etmiyorsa o kimse Allah katında yalancıdır; fakat biz onun söylediğine itibar ederiz.

Fiil ile tasdik ise, bir inancın, kabul edilen işin ve hükmün gereğini yapmaktır. Bir kimsenin namaz vakti girdiğinde kalkıp namaz kıldığını görünce, biz onun Yüce Allah’a, Hz. Muhammed’e (s.a.v) inanan bir kimse olduğuna şahitlik ederiz. Kalbini Allah bilir; biz bilemeyiz, bilmekle de görevli değiliz.

Peygamberimiz (s.a.v) imanı şöyle tarif etmiştir:
”İman, Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in (s.a.v) Allah’ın kulu ve Resûlü olduğuna, Allah’ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerr, iyilik ve kötülük her şeyin Allah’ın takdiri ve yaratmasıyla olduğuna inanmaktır.”2

İmanın esası olan bu altı şey Âmentü’yü oluşturmaktadır. Bu esaslar maddeler hâlinde şunlardır:
1-Allah’a iman,
2-Allah’ın meleklerine iman,
3-Allah’ın kitaplarına iman,
4-Allah’ın peygamberlerine iman,
5-Âhiret gününe, öldükten sonra dirilmeye iman,
6-Kader ve kazaya/her şeyin Allah’ın takdiri ve yaratmasıyla olduğuna iman.

İman esaslarına topluca iman etmeye “icmâlî iman” denir. Bir kimse: “Ben Yüce Allah’ın varlığına, birliğine ve O’ndan gelen dine, peygambere, ilahi emirlere inandım, hepsinin hak olduğunu tasdik ettim” dese, bu topluca bir iman olur. Bu iman geçerlidir.

İman esaslarını tek tek inceleyerek, aslını bilerek iman etmeye “tafsilî iman” denir. Tafsili iman, Yüce Allah’a, Hz. Muhammed’e (s.a.v), ahirete ve dinin inanılmasını istediği bütün şeylere yakinen inanmaktır.

Nasıl ve nice olduğunu incelemeden, deliline bakmadan, haber verene güvenerek iman etmeye “taklîdî iman, yani taklide dayalı iman” denir.

Önündeki İslam alimine ve onun tanıttığı Hz. Peygambere (s.a.v) güvenerek Allah, ahiret ve gaybla ilgili haberleri tasdik etmek iman dairesine girmek için yeterlidir. Fakat imanın hakikatine, lezzetine, manevî müjdelerine ulaşmak ve Yüce Allah’a yaklaşmak için iman ettiği şeyleri yakinen tanımak, onların delilini araştırmak, gereğince amel etmek ve böylece taklitten tahkike gafletten kalp uyanıklığına, ulaşmamız istenmektedir.

Kalbini uyandırıp, ruhunu manevî kirlerden arındırıp, nefsi hakka ulaşmaya engel olan perdelerden kurtararak Yüce Allah’ı görüyormuş gibi bir hâli elde etmeye “tahkiki iman” denir. Bu, müşahede hâlidir. Ona yakinî iman da denir. Bu iman, nefis mutmainne makamına çıkınca elde edilir. O, yüce Allah’tan razı olma ve bütün benliği ile O’na teslimiyet makamıdır. Bu makamda elde edilen ilme irfan; sahibine de ârif denir. Arifler yeryüzünde yüce Allah’ın şahitleridir. Gerçek irfan ve iman dersleri onlardan öğrenilir.

__________
1 Bakara 2/3.
2 Buhari, İman, 37; Müslim, İman, 1; Ebu Davud, Sünnet, 16; Tirmizi, İman, 4; İbnu Mace, Mukaddime, 9.


Bu yazı 2.662 kere okunmuştur.


Sosyal medya:



Bu yazıya yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

NFL Jerseys Free Shipping