Aile reisi olan erkek yüce Allah’a karşı sorumludur. Onun ailesine güzel davranması farzdır. Zulüm haramdır. Bunun için kadınlarla güzel geçinmelidir. Onlardan gelecek sıkıntılara katlanmalıdır. Kadınların tabiatı bunu gerektirmektedir. Böyle davranmakla kişi onlara merhamet etmiş olur. Bu konuda yüce Allah,
“Hanımlarınızla iyi geçinin” 22 buyurmuştur.
Diğer bir âyette onların hakkını yücelterek, şöyle buyurmuştur:
“Onlar (kadınlar) sizden sağlam bir söz almışlardı. “23
Başka bir âyette de,
“… Ve yanınızdaki arkadaşa iyilikte butunun…” 24 buyurmaktadır.
Müfessirlerden bazıları, “yanınızdaki arkadaş” ifadesiyle kastedilen kimsenin evdeki hanım olduğunu söylemişlerdir.25
Hz. Peygamber’in (s.a.v) vefatından önce ashabına tavsiyede bulunduğu ve sesi kısılıncaya kadar tekrar ettiği üç tavsiye arasında kadınlara iyi davranma konusu da vardı. Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Namaza dikkat edin, aman namaza dikkat edin. Elinizin altında bulunanlara güçlerinden fazla yük yüklemeyin. ” 26
“Kadınlarınız hakkında Allah’tan korkun! Onlar sizin yanınızda bir emanettir. ” 27
“Siz onları yüce Allah’ın emaneti olarak aldınız ve Allah’ın emri ve izni ile namuslarlnl kendinize helâl kıldınız.”28
Hanımla iyi geçinmek demek sadece ona eziyet etmemek değildir. Bilakis hanımdan gelecek eziyetlere de katlanmak demektir. İyi geçinmek, hanım öfkelenip kendini kaybettiğinde, akıllı olmak, ağır davranmak ve sabretmektir.
Hz. Peygamber Hiç Aile Problemi Yaşamadı mı?
Bazıları Hz. Peygamber’in (s.a.v) ailesi içinde hiç sıkıntı ve problem yaşamadığını düşünür. Durum hiç de böyle değildir.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) pak zevceleri annelerimiz her zaman sakin, sabırlı, hoşgörülü ve geniş gönüllü değillerdi. İnsanlık icabı bazan fıtratlarında bulunan hislere mağlûp olup farklı hallere girerlerdi. Âlemlere rahmet Peygamberimiz’e canlarını kurban etmeye hazır olan bu annelerimiz, bazı durumlarda kadınlık hisleriyle hareket eder, bir anda kontrolü elden çıkarır, ona karşı daha sonra kabul etmeyecekleri ve üzülecekleri tavırlara girer, değişik sözler sarfederlerdi.
Bunun sebepleri vardı.
Önce yüce Allah habibi Hz. Muhammed’in (s.a.v) güzel ahlâkını insanlığa göstermek istiyordu. Bu güzelliğin aile ortamında da görülmesi gerekiyordu. Bu şekilde bütün aile reislerine örnek bir kocanın, hocanın, babanın, dedenin, komşunun ve arkadaşın nasıl olacağı gösterilmiş olacaktı.
Bu hikmet ve faydalar için Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) sabır isteyen olaylar yaşatıldı. Hane-i saadetteki annelerimiz, ellerinde olmadan o cennet gülünü bazan sert, bazan latif dokunuşlarla sallıyor, titretiyor ve bu şekilde onun içindeki gül kokusunun dışa çıkmasına sebep oluyorlardı.
Annelerimizin bu rahatlığı Resûlullah Efendimiz’in (s.a.v) onlara gösterdiği tevazu, yakınlık ve hoşgörüden ileri geliyordu. Çünkü rahmet Peygamberi (s.a.v), karşısındaki insanın seviyesine göre davranıyordu, Herkese anladığı dilden hitap ediyordu. Asla peygamberlik makamının ağırlığı ve ciddiyeti ile etrafındakileri sıkıp bunaltmıyordu.
Annelerimizden bazıları Resûl-i Ekrem’e (s.a.v) sabahtan akşama kadar küserdi. Bazan da Peygamber Efendimiz (s.a.v) onlara küsüp kusurlarını anlamaları için tavır gösterir, süre verir, kendilerinden bir zaman ayrı dururdu. Ama hiçbir defasında elle vurmak, sopa gösterip korkutmak gibi bir tavra girmemiştir. Değil annelerimize, senelerce hizmetiyle şereflenen kimselere bile bir kere elini kaldırmamıştır.
Resûlullah Efendimiz (s.a.v) bütün bunları ümmetine örnek olsun diye yapıyordu. Zaten kendisine Allah tarafından verilen birden fazla evlenme izni, ümmetine yuva edebini öğretmesi, aile içinde kalan fakat insanlara lâzım olan güzel edeplerin annelerimiz tarafından ortaya çıkarılması içindi.
Sonra aynı zamanda birden fazla kadınla yuvayı paylaşmak ve her bir kadının fıtratına uygun davranıp hepsini memnun etmek kolay değildir. Bu ancak yüce Allah’ın yardımı ile mümkündür.
Bir kadının yükünü çekip onu memnun etmekten âciz kalan günümüzdeki aile reisleri, durumlarına bakıp yüce Peygamberimiz’in (s.a.v) büyüklüğünü biraz daha anlama imkânı bulmuş olur.
22 Nisâ 4/19,
23 Nisâ 4/21.
24 Nisâ 4/36.
25 Kurtubî, el-Câmi, 5/165.
26 Ebû Davud, Edeb, 123; ibn Mâce, Vesâyâ, 1, Cenâiz, 64.
27 Nesâî, es-Sünenü’I-Kübrâ, nr. 7097.
28 Müslim, Hac, 148.
Aile Saadeti – S. Muhammed Saki Erol
- - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Bu yazı toplamda 115 , bugün ise 0 defa okundu.
En son okunma tarihi: 08.02.2012
Bu yazı ile benzer diğer yazılar:
- Yüce Allah’ın Rahmet Tecellisi Rahmet Ahlakı Kainat, Esma-i İlahiyenin tecellileriyle doludur. Bunlar içinde Rahman ve Rahim...
Benzer yazılar Yet Another Related Posts Eklentisini ile listelendi.
Bu yazıyı yazdır!

Hizmetten Kaçış Yok
Dengeli Hareket Etmek
Geçimsizliği Çözme Yolu
Babalar ve Çocuklar
Yeni Evlilere Yeni Ev
