rss: yazılar

yönetici

Allah Yolunda Birlik Olalım

2 yorum
Allah Yolunda Birlik Olalım

Ne mut­lu biz­le­re ki, rab­bi­miz bi­zi iki bü­yük ni­met­le mü­kâ­fat­lan­dır­mış bu­lu­nu­yor: Al­lah ka­tın­da tek din olan İs­lâm’la şe­ref­len­miş bu­lun­mak ve pey­gam­ber­le­rin baş ta­cı Hz. Mu­ham­med’e (s.a.v) üm­met ol­mak. Bun­lar öy­le bü­yük ni­met­ler­dir ki, bü­tün ha­ya­tı­mız bu iki ni­me­tin şük­rü­ne adan­sa yi­ne de az­dır.

Bu ka­dar bü­yük bir ni­met olan di­ni­mi­zin te­me­li, sev­gi, bir­lik-be­ra­ber­lik ve kar­deş­lik ru­hu­dur. Mu­kad­des ki­ta­bı­mı­zın bir­çok âye­ti, Pey­gam­be­ri­mi­z’in pek çok ha­di­s-i şe­ri­fi bir­lik ve be­ra­ber­li­ğin ko­run­ma­sı, fit­ne ve ay­rı­lı­ğın fe­lâ­ke­ti üze­rin­de has­sa­si­yet­le dur­mak­ta­dır.

Müs­lü­man­lar ola­rak di­ni­mi­zin bu ko­nu­da­ki emir ve ya­sak­la­rı­na ay­nen ri­ayet ede­rek top­lu­ca hu­zur ve mut­lu­luk için­de ya­şa­ya­bi­lir; bu sa­ye­de rab­bi­mi­zin rı­za­sı­na ve ebe­dî sa­ade­te ka­vu­şa­bi­li­riz.

Ay­rı­ca unu­tul­ma­ma­lı­dır ki bir mil­le­tin be­ka­sı­nın te­mel şar­tı, bir­lik ve be­ra­ber­lik ru­hu­nun ya­şa­tıl­ma­sı, fert­ler ve fark­lı grup­lar ara­sın­da kar­deş­li­ğin ko­run­ma­sı­dır. Bir­lik ru­hu­nu kay­be­den top­lum­lar her şey­le­ri­ni kay­be­der­ler. Fert­le­ri bir­bi­ri­ne düş­man olan mil­let­ler yok olup gi­der­ler. Ta­rih bu­nun ör­nek­le­riy­le do­lu­dur.

***

Rab­bi­miz müs­lü­man­la­rı bir­bi­ri­nin kar­de­şi ilân et­miş­tir. Do­la­yı­sıy­la, han­gi dü­şün­ce ve gru­ba da­hil olur­sa ol­sun müs­lü­man­lar bir­bir­le­ri ile kar­deş­çe ve dost­ça ge­çin­mek zo­run­da­dır. Ce­nâb-ı Al­lah,

“Ger­çek­ten bü­tün mü­min­ler kar­deş­tir. Öy­ley­se (kav­ga et­tik­le­ri za­man) kar­deş­le­ri­ni­zin ara­sı­nı (bu­lup) ba­rış­tı­rı­nız” (Hu­cu­rât 49/10) bu­yu­ru­yor. Bu ilâ­hî fer­man, mü­min­le­rin ara­sı açıl­dı­ğın­da di­ğer mü­min­le­re on­la­rı ba­rış­tır­ma va­zi­fe­si­ni ver­miş bu­lu­nu­yor. Böy­le­ce bir­lik ve da­ya­nış­ma­nın yo­lu da gös­te­ril­miş olu­yor.

Hz. Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v) ara­mız­da­ki kar­deş­lik, sev­gi ve say­gı bağ­la­rı­nın kop­ma­ma­sı için mü­min­le­rin bir­bi­ri­ne na­sıl dav­ran­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni açık­la­mış­lar­dır. Bu­yu­ru­yor­lar ki: “Mü­min uy­sal­dır, ken­di­si ile ün­si­yet edi­lir. Hoş ge­çin­me­yen ve ken­di­si ile hoş ge­çi­ni­le­me­yen kim­se­de ha­yır yok­tur.” (Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, 2/400; Ta­be­râ­nî, el-Mu‘ce­mü’l-Ke­bîr, 6/161; Ha­tîb, Tâ­rî­hu Bağ­dâd, 11/376)

“Bü­tün mü­min­ler bir­bi­ri­ne kar­şı acı­yıp ba­ğış­la­ma­da, sev­gi ve say­gı­da, iyi­lik ve yar­dım­laş­ma­da bir vü­cut gi­bi­dir. Vü­cu­dun bir uz­vu has­ta­lan­dı­ğın­da, di­ğer âza­lar bir­bir­le­ri­ni has­ta âza­nın acı­sı­na ça­ğı­rır­lar.” (Müs­lim, Birr, 67; Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, 4/271, 276; Teb­ri­zî, Miş­kât, nr. 4954; Ebû Nu­aym, Hil­ye­tü’l-Ev­li­yâ, 4/126)

Pey­gam­be­rî ah­lâ­kın, “Ken­di­miz için se­vip is­te­di­ği­mi­zi kar­deş­le­ri­miz için de se­vip is­te­me­miz” pren­si­bi­ne bu­gün için ne ka­dar muh­ta­cız! Bü­tün in­san­lık, “Ken­di şah­si­ye­ti, ca­nı ve ma­lı, şe­re­fi ve na­mu­su na­sıl mu­kad­des ise, baş­ka­la­rı­nın­ki de ay­nı şe­kil­de mu­kad­des­tir” düs­tu­ru­na ne ka­dar muh­taç!

***

Kar­deş­lik ve da­ya­nış­ma hu­ku­ku­na uy­ma­yan fert­ler­den olu­şan top­lum­lar­da be­lâ ve mu­si­bet, fit­ne ve ay­rı­lık as­la ek­sik ol­ma­ya­cak­tır. Bu du­ru­ma düş­me­mek için rab­bi­miz,

“Al­lah’a ve Re­sû­lü’­ne ita­at edi­niz. Bi­ri­bi­ri­niz­le çe­kiş­me­yi­niz. Son­ra kor­ku ile za­afa dü­şer­si­niz, kuv­ve­ti­niz gi­der. Bir de sab­re­di­niz. Al­lah sab­re­den­ler­le be­ra­ber­dir” (En­fâl 8/46) bu­yu­ru­yor. Bu ilâ­hî hü­küm mil­let­çe ib­ret alın­ma­sı ge­re­ken öl­mez bir ha­yat pren­si­bi­dir. İyi bil­mek zo­run­da­yız ki, fit­ne sa­de­ce çı­ka­ran­da kal­maz, in­san­la­ra si­ra­yet ede­rek top­lu­mu pe­ri­şan eder. Bir­lik ve da­ya­nış­ma bağ­la­rı­nı tah­rip eden en kor­kunç fe­lâ­ket fit­ne­dir.

Top­lu­mun bir­lik ve dü­ze­ni­ni boz­mak, top­lu­luk­tan ay­rıl­mak di­ni­miz­ce bü­yük suç­lar­dan sa­yıl­mış­tır. Hz. Pey­gam­ber Efen­di­miz (s.a.v), “Her kim ita­at­ten çı­kar, top­lu­luk­tan ay­rı­lır da bu hal üze­re ölür­se, ca­hi­li­ye ölü­müy­le öl­müş olur” bu­yu­ra­rak ce­ma­at ol­ma­nın, bir­lik­te ha­re­ket et­me­nin ne ka­dar önem­li ol­du­ğu­nu bil­dir­miş­ler­dir. (Müs­lim, İmâ­re, 53; Ne­sâî, Tah­rîm, 28; İbn Mâ­ce, Fi­ten, 7; bk. Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, 1/275-297; Ebû Ya‘lâ, el-Müs­ned, 4/235)

Bu il­ham­la rah­met­li Meh­med Âkif ne ka­dar ve­ciz söy­le­miş­tir:

“Gir­me­den tef­ri­ka bir mil­le­te düş­man gi­re­mez

Top­lu vur­duk­ça yü­rek­ler, onu top sin­di­re­mez.”

Ce­nâb-ı Rab­bü’l-âle­mi­n’in şu fer­ma­nı ku­lak­la­rı­mı­za kü­pe ol­ma­lı­dır:

“He­pi­niz top­tan Al­lah’ın ipi­ne sa­rı­lın. Par­ça­la­nıp ay­rıl­ma­yın. Ha­ni siz bir­bi­ri­ni­ze düş­man iken O kalp­le­ri­ni­zi ısın­dı­rıp bir­leş­tir­miş­ti. İş­te O’nun bu ni­me­ti sa­ye­sin­de kar­deş ol­muş­tu­nuz.” (Âl-i İm­rân 3/103)

Top­lum ola­rak bir­lik ve be­ra­ber­li­ğe her za­man­kin­den da­ha muh­taç ol­du­ğu­muz bu za­man­da fit­ne ve ay­rı­lık­lar­dan ateş­ten ka­çar­ca­sı­na kaç­mak, kar­deş­lik hu­ku­ku ne­yi ge­rek­ti­ri­yor­sa onu yap­mak zo­run­da­yız. Hiç va­kit kay­bet­me­den top­ye­kün kar­deş­çe ya­şa­ma­ya ça­lış­ma­lı­yız. Ak­si tak­dir­de da­ğıl­mış bir tes­bih gi­bi sa­çı­lır ve kay­bo­lur gi­de­riz. Bu mil­let ay­rı­lık­tan çok ıs­tı­rap­lar çek­ti, bü­yük acı­lar ya­şa­dı, bu­nu unut­ma­ma­lı­yız.

M. Saki Erol – Semerkand Dergisi, Haziran 2013.


Bu yazı 1.927 kere okunmuştur.


Sosyal medya:



  1. Alllahu taala razı olsun inşalllah…….amin ecmain….

  2. Bu ekmek kadar, su kadar ihtiyaç duyduğumuz bir konu; Birlik-Beraberlik. Allah teala birliğimizi, dirliğimizi bozmasın. Amin

Bu yazıya yorum yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir