4204Hilim, yumuşak huylu, uslu, yavaş, sessiz, sakin olmak, heyecana kapılmayıp öfkeyi yenmek, nefsine hâkim olup kızmamak, gücü yettiği halde affetmek, hoşa gitmeyen şeyler karşısında sabredip tahammül göstermek, tahrik edici sebepler karşısında soğukkanlılığı korumak, vakarlı ve ağır başlı bulunmak, acı ve ıstırap verici hareketlerle yüz yüze gelince kendini tutma gibi anlamlara gelen güzel bir ahlâktır.

Buna göre hilim, insanın aklıyla ileriyi görmesi, acele hareket etmemesi, tecrübelerine dayanarak hadiseleri sabırla göğüslemesidir. Yine hilim kişinin kendisine yapılan kötülüğe karşı aynı şekilde karşılık vermeye ve intikam almaya gücü yettiği halde intikam hissine kapılmadan sabır ve hoşgörü ile mukabelede bulunması demektir.

Hilim, sakın ve yumuşak huylu olmaktır. Bu, çok güzel bir ahlâk ve yüksek bir haslettir. Allah Teâlâ’nın insana büyük bir ihsanıdır. Hilim kimde bulunursa onu hem dünyada hem de âhirette yüksek mertebelere kavuşturur.

Halîm yani hilim sahibi olan kimse, akıllı olup işin akibetini düşünen, acele etmeyen, vakur, sabırlı, hazımlı, geniş kalpli ve tahammüllü olan, yersiz yere öfkelenmeyen, öfkelendiği zamanda da nefsine hâkim olabilen, hiddete kapılmayan, yumuşaklıkla hareket eden ve gücü yettiği halde kötülüğe karşı kötülükle cevap vermeyen kimse demektir.

Şu halde kötülüğe karşı aynı şekilde kötülükle karşılık vermeye gücü yetmeyene halîm denmez. Halîm demek kudreti ve gücü yeten fakat bir kısım maslahatlar için ceza vermeyen kimse demektir.

Resûlullah Efendimiz’e (s.a.v), “Hilim nedir?” diye sorulduğu zaman, “Sabırdır” buyurdular.

Seri es-Sakatî’ye (k.s) hilmin ne olduğu sorulunca, soru sorana dönerek şöyle demiştir: “Sen hangi hilmi soruyorsun? Çünkü hilmin beş derecesi vardır:

Birincisi, insana yaratılıştan verilen hilimdir. Bu, Allah’ın kuluna bir lutfudur. Bu sayede kul, kendisine haksızlık yapanları bağışlar, kendisine vermeyenlere verir, soğuk akrabalarıyla alakasını sürdürür.

İkincisi, kulun sevap kazanmak için kendisini zorlayarak öfkesini yenmesidir.

Üçüncüsü, kişinin bir mecliste kendisine karşı terbiyesizlik yapana kalbinde kin tuttuğu halde sırf oradakilere karşı yumuşak huylu olduğunu göstermesi için ses çıkarmamasıdır.

Dördüncüyü, kibirli kimsenin gösterdiği hilimdir. Bu ki cinin karşısındaki şahsi cevap vermeye değer görmeyip sabırlı davranmasıdır.

Beşincisi, zillet sebebi olan hilimdir. Bu, kişinin aşağılanıp küçük düşürülmesine sebep olan uysallık ve korkaklığıdır.”

Lokman (a.s) oğluna şu öğütleri vermiştir: “Üç kimse şu üç durumda tanınır: Halîm yani yumuşak huylu kimse, kızgınlık anında; yiğit kimse, savaş anında, hakiki kardeş de ihtiyaç anında belli olur.” 285

Hikmet sahipleri der ki: “Üç kimse üç yerde tecrübe edilmedikçe bilinmez: Cömert züğürtlükte, yiğit harpte, yumuuşak huylu öfke zamanında.”

Şa’bî (rah) demiştir ki: “Gerçek hilim hoşnutluk zamanında değil, gazap ve kızgınlık zamanında belli olur.”

Mekhûl eş-Şâmî de (r.a.) şöyle demiştir: “Bir kimsenin yumuşak olup olmadığı, kötü kimselerin kendisine musallat olmasıyla anlaşılır.” 286

Anlayış göstermek, hoşgörülü davranmak, yumuşak davranmak, bağışlayıcı olmak, tahammüllü olmak, olumsuz davranışlarla muhatap olunca bir anlam kazanır. Yoksa sıradan olaylar karşısında herkes sakin ve sabırlı olur.
285 Kuşeyrî, Risâle, s. 245.
286 Şa’râni, Tenbîhül-Muğterrîn, s. 277.

Edep Ya Hu 2  Siraceddin Önlüer

  • %yazi_baslik% (174)
  • Bu yazı ile benzer diğer yazılar:

    1. Hilim ve Yumuşaklığın Fazileti Allah Teâlâ’nın beğendiği işleri yapmak, sabır ile mümkündür. Hilim ise...
    2. Hilim ve Şevkat Üslubu Allah Teâlâ, Hz. Peygamber’in ahlâkını şöyle övmüştür: “Allah’tan gelen merhamet...
    3. Güler Yüz ve Güzel Muamele Müminlerin güzel ahlâkından biri de mümin kardeşlerine karşı güler yüzlü,...
    4. İnsan Olan İnsanca Muamele Eder Şeyh Sa’dî-i Şîrâzî (rah) anlatıyor: Kırda oturan bir adamın ayağını...

    Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.

    Bu yazıyı yazdır! Bu yazıyı yazdır!


    468 ad

    Lütfen Bu Yazıyı Yorumlayın!