Hayâ peygamberlerin, özellikle bizim Peygamberimiz’in (s.a.v) en belirgin sıfatlarından biridir.
Hayâ ahlâkı en mükemmel haliyle yine Peygamber Efendimiz’de görülmektedir. Resûlullah her türlü temiz huyda olduğu gibi, hayâ bakımından da insanların en üstünü ve en utangacıydı.
Peygamberimiz son derece hayâ sahibiydi. Görülmesi ve açılması ayıp sayılan şeylere karşı gözü kapalı, âdeta yumuktu. Bu hususta da insanların en edeplisiydi.
Kâdî iyâz (rah) der ki: “Resûl-i Ekrem (s.a.v) insanların en utangaç olanı, bakılması ayıp olan yerlere bakmaktan en fazla sakınanıydı. Ahzâb sûresindeki şu âyet onun hayâsını anlatır.277
“Ey inananlar! Peygamberin evlerine, yemeğe çağrılmaksızın vakitli vakitsiz girmeyin, fakat davet edilseniz girin ve yemeği yiyince dağılın. Sohbet etmek için de girip oturmayın. Bu halinin Peygamberi üzmekte, fakat o (size bunu söylemekten) utanmaktadır.” 278
Hz. Peygamber’in (s.a.v) hayâsı, bir kişinin yüzüne bakışlarını yoğunlaştırmasına engel olurdu .279
Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.) anlatıyor: “Resûlullah (s.a.v) perde gerisindeki bâkire kızdan daha çok hayâ sahibiydi. Hoşlanmadığı bir şey görmüşse biz bunu yüzünden hemen anlardık.” 280
Peygamber Efendimiz (s.a.v), hayâ yönüyle de insanların en üstünüydü. Uygun olmayan şeylere karşı gözleri àdeta kapalıydı. Hiç kimseye hoşlanmadığı şeyle hitap etmezdi. Resûlullah Efendimiz insanların kusurlarını görmez, bazan görmezden gelir, çok zaman gözünü çevirir, kusurunu görse de yüzüne vurmaz, o kişiyle arasındaki saygı ve sevgi perdesini yırtmazdı.
Hz. Âişe validemiz (r.ah) şöyle anlatır:
“Resûlullah Efendimiz’e, bir kimsenin, hoşlanılmayan bir şeyi yaptığı haber verildiğinde, ‘Falan kimse neden böyle yapıyor?’demez. Umumi mânada hitap ederek, ‘bazı insanlar niçin böyle yapıyorlar?’ Şeklinde ikaz eder ve bu şekilde o kimseyi, yaptığı veya söylediği kötü işten alıkordu, şahsen adını vermezdi.”281
Enes b. Mâlik (r.a.) şöyle anlatır:
Bir gün Peygamber Efendimizin huzuruna, yüzünü sarı renkte bir şeyle boyamış bir kimse girdi. Ona hiçbir şey demedi. O adam dışarı çıkınca şöyle buyurdular:
“Söyleseydiniz de yüzündekini yıkasaydı ya!” 282
277 Kâdî iyâz, eş-5ifâ, 1/90.
278 Ahzâb 33/53.
279 Buhârî, Edeb, 72; Kâdî iyâz, eş-Şifâ, 1/90.
280 Buhârî, Menâkib, 23, Edeb, 72/77; Edebül-Müfred, nr. 467; Müslim, Fezâilü’n-Nebî, 16 (nr. 67); Tirmizî, Şemâil, nr. 358; ibn Mâce, Zühd, 17 (nr. 4180); Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 3/71; Beyhakî, 5uabü’l-imân, nr. 7731; Heysemî, Mecmauz-Zevâid, nr. 12705; ibn Ebü’d-Dünya, Mekârimül-Ahlâk, nr. 81; Begavî, el-Envâr fî 5emâilin-Nebî, 1/264.
281 Ebû Davud, Edeb, 6 (nr. 4788); ibn Ebü’d-Dünya, Mekârimü’I-Ahlâk, nr. 80; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 1/318; Kâdî iyâz, eş-Şifâ, 1/91; ibn Kesîr, Şemâilü’r-Resül, s. 65; Kandehlevî, Hayâtü’s-Sahâbe, 3/39.
282 Ebû Davud, Edeb, 6 (nr. 4789); Tirmizî, ?emâil, nr. 346; Ahmed b. Han-bel, el-Müsned, 3/154; ibn Kesîr, 5emâilü’r-Resûl, s. 64; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 1/317; Kâdî İyâz, eş-,5ifâ, 1/91; ibn Kesîr, Şemâilü’rResül, s. 65; Kandehlevî, Hayâtü’s-Sahâbe, 3/39.
Bu yazı ile benzer diğer yazılar:
- Hayâ Nedir? Hayâ “utanma, utanç, ar etme, sıkılma ve hicap duyma” gibi...
- Hz. Peygamber (s.a.v)’in Hayvanlara Merhameti İslâm’ın merhamet ve şefkat anlayışı sadece insanlarla ilgili değil, bütün...
- Hayânın Önemi Günümüzde bizler, en az ilim kadar edep ve hayâya muhtacız....
- Hz. Peygamber (s.a.v) Vefat Ettiği Zaman Sahabelerin Tutumu Hz. Peygamber (s.a.v) vefat ettiğinde Hz. Ebû Bekir (r.a), Medine...
- Hz. Peygamber (s.a.v)’in Kadınlara Merhameti Âlemlere rahmet olarak gönderilen ve bir merhamet okyanusu olan Hz....
Related posts brought to you by Yet Another Related Posts Plugin.
Bu yazıyı yazdır!



