content top

Az ve Öz

Az ve Öz

BÜTÜN CANLILARIN RIZKINI ALLAH VERİR Müzekki’n Nüfûs adlı eserinde Eşrefoğlu Rumi, Hz. Musa’nın (a.s) şöyle dediğini aktarır:  “Ya Rabbi, ahmaklara rızkı çok verirsin. Onlar da bunu boş ve faydasız yerlere harcarlar. Senin yolunda bulunmayı hiç düşünmezler. Akıllılar ise senin verdiklerinden yine senin yolunda harcarlar.” Yüce Mevla, Hz. Musa’nın bu sözlerine şu cevabı verir: “Ya Musa!...

Devamı..

İnanma Coşkusu

İnanma Coşkusu

Müminler olarak bizler ovaları yeşillendiren berrak pınar suları gibiyiz. Dağların zeminlerinden kaynayan sularımızla insanı ve coğrafyayı diriltir, kurumuş topraklara hayat veririz. Dağlardan coşkuyla akan sular, dağın sükûnetinde demlenebildikleri için hayatın bütün gizemli güzelliklerini zerreciklerinde barındırmaktadırlar. Bizler dağın kara sevdasını kalbimizin derinliklerinde yaşamışızdır. Bu sevda...

Devamı..

İçimizdeki Hurafeler

İçimizdeki Hurafeler

Hurafe sözlükte saçma, uydurma, anlamsız boş şey, gerçek olmayan söz, tutarsız düşünce, asılsız inanç ve mesel anlamlarına gelir. Dini bir terim olarak ise hurafe, hiçbir hakikate dayanmayan, tamamen vehim ve hayalden ibaret olan asılsız, boş ve batıl inançlar ve düşünceler ile bunlara bağlı olarak yapılan davranışları ifade eder. Hurafenin bu durumuna açıklık getirebilmek için, dine sonradan katılan...

Devamı..

İstikamet Üzere Olunca

İstikamet Üzere Olunca

Mevlâna Halid-i Bağdadî’nin kesme taşla örülmüş, yeşil kubbeli küçük ve mütevazi türbesine vardığımızda giriş kapısının üzerindeki Abdülhamid tuğrası karşılıyor bizi. Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı’nın son zamanlardaki hengâmede ayakta kalmayı biraz da Halidî şeyhlerinin himmetine borçlu olduğunu biliyor. Türbe bu borca karşı küçük bir teşekkür gibi. Kâbe’ye yönelip Delâil-i Hayrât...

Devamı..

Gaybı Kim Bilir?

Gaybı Kim Bilir?

Gayb meselesi gündeme geldiğinde bir kısım kimseler “gayb” çerçevesine giren hususların hiç birinin hiçbir insana açık olmadığını, bir kısım kimseler ise bazı insanların gayb alanına giren ne varsa hepsini bildiğini ileri sürer. Bu tavırlardan birinin ifrat, diğerinin tefrit olduğu, dolayısıyla her iki tavrın da Ehl-i Sünnet büyüklerin tutum ve kabulleriyle örtüşmediği açıktır. Tartışma...

Devamı..

Peygamber’e İtaat

Peygamber’e İtaat

Allah Tealâ hepimizi yeryüzüne ibadet ve taat için gönderdi. Dünyada bulunma sebebimiz, aslî işimiz budur. Bu ibadet ve taatin gerçekleşmesini de Rasulullah s.a.v. Efendimiz’e ittiba etmeye, O’na uymaya bağladı. Dinini bize O’nunla bildirdi, dini nasıl yaşayacağımızı O’nunla gösterdi. Bu nedenle Rasulullah s.a.v. Efendimiz’in bildirip gösterdiklerine uymadan dinimizin gereklerini yerine getirmemiz mümkün...

Devamı..
content top