content top

Sağlığın Sırrı

Sağlığın Sırrı

İran şahlarından biri, Hz. Muhammed’in (s.a.v) hizmetinde bulunmak üzere hâzık (uzman) bir hekim göndermişti. Bu doktor birkaç sene Arap diyarında bulunduğu halde kendisine hiç başvuran olmadı. Bir gün Resûl-i Ekrem’in huzuruna gelerek şöyle yakındı: “Beni, ashabının tedavisi için yollamışlardı. Halbuki bugüne kadar bana bir tek başvuran olmadı ki, ben de yükümlü olduğum görevi yerine...

Devamı..

Hz.Ebubekir (r.a) ve Güzel Hasletler

Hz.Ebubekir (r.a) ve Güzel Hasletler

Ebû Hüreyre “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden rivâyet edilmişdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki: (Bugün sizin içinizde oruclu olan var mıdır?) Hazret-i Ebû Bekr cevâb verdiler ki, Ben orucluyum. Server-i âlem yine buyurdular ki, (Sizden bugün kim cenâze hizmetinde bulundu.) Hazret-i Ebû Bekr cevâb verdiler ki, Ben bulundum. Mefhar-ı mevcûdât yine süâl buyurdular ki,...

Devamı..

Hz.Ebubekir (r.a) ve Cennet Kapıları

Hz.Ebubekir (r.a) ve Cennet Kapıları

(Mesâbîh-i şerîf)de, sadaka bâbı faslında, hazret-i Ebû Hüreyreden “radıyallahü teâlâ anh” nakl olunmuşdur. Server-i kâinât aleyhi efdalissalevât hazretleri buyurmuşlardır ki, bir kimse eşyâdan bir çift şeyi sadaka etse, fîsebîlillah Cennet kapılarından da’vet olunur. Cennet için kapılar vardır. Her kim ki nemâz ehlindendir, nemâz kapısından da’vet olunur. Her kim ki cihâd ehlindendir, cihâd...

Devamı..

Hz.Ebubekir (r.a) ve Fatiha Suresi

Hz.Ebubekir (r.a) ve Fatiha Suresi

Birgün hazret-i Ebû Bekr ve hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anhümâ” mescide oturuyorlardı. Bir kimse mescide girip, Server-i kâinât hazretleri ile, hazret-i Ebû Bekre selâm verdi. Sonra hazret-i Alîyi görünce, gâyet mahzûn olup, yüzü sarardı. Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü anh” o kimsenin bu hâline bakıp, te’accüb eyledi [hayret etdi]. Nemâz kıldıkdan sonra, hazret-i Alîye süâl eyledi ki, yâ...

Devamı..

Bilal-i Habeşi (r.a)

Bilal-i Habeşi (r.a)

Hazret-i Bilâl-i Habeşî “radıyallahü teâlâ anh” bir kâşrin kölesi idi. Lâkin hazret-i Fahr-i âlemin mubârek ayağının toprağına yüz sürüp; kalbden müslimân olmuşdu. Bir büyük kilise vardı. İçindeki putlara hizmet için, kâşrler bir köylü ta’yin etmişlerdi. Birgün hazreti Bilâl, o kiliseyi tenhâ buldu. İçeri girip, putların yüzlerini kirletdi. Acele ile dışarı çıkarken o hizmetci köylü,...

Devamı..

Gazâ ve Cihâdın Sevâbı

Gazâ ve Cihâdın Sevâbı

Ebûl Ferec el Cevherî, Hasen Basrîden rivâyet eder. O da îmâm-ı Hasen bin Alîden “radıyallahü anhümâ” rivâyet eder. Hazret-i Alî “kerremallahü vecheh” bir gün hutbe okuyup, halkı gazâ ve cihâda teşvîk etdi. Bir şahs ayak üzere kalkıp, dedi ki, yâ imâm! Bana fî sebîlillah cihâdın ve gazâların sevâbından haber ver. Hazret-i Alî buyurdular ki, bir gün Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve...

Devamı..
content top