content top

Hz.Ebubekir (r.a) ve Güzel Hasletler

Hz.Ebubekir (r.a) ve Güzel Hasletler

Ebû Hüreyre “radıyallahü teâlâ anh” hazretlerinden rivâyet edilmişdir. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyurdular ki: (Bugün sizin içinizde oruclu olan var mıdır?) Hazret-i Ebû Bekr cevâb verdiler ki, Ben orucluyum. Server-i âlem yine buyurdular ki, (Sizden bugün kim cenâze hizmetinde bulundu.) Hazret-i Ebû Bekr cevâb verdiler ki, Ben bulundum. Mefhar-ı mevcûdât yine süâl buyurdular ki,...

Devamı..

Hz.Ebubekir (r.a) ve Cennet Kapıları

Hz.Ebubekir (r.a) ve Cennet Kapıları

(Mesâbîh-i şerîf)de, sadaka bâbı faslında, hazret-i Ebû Hüreyreden “radıyallahü teâlâ anh” nakl olunmuşdur. Server-i kâinât aleyhi efdalissalevât hazretleri buyurmuşlardır ki, bir kimse eşyâdan bir çift şeyi sadaka etse, fîsebîlillah Cennet kapılarından da’vet olunur. Cennet için kapılar vardır. Her kim ki nemâz ehlindendir, nemâz kapısından da’vet olunur. Her kim ki cihâd ehlindendir, cihâd...

Devamı..

Hz.Ebubekir (r.a) ve Fatiha Suresi

Hz.Ebubekir (r.a) ve Fatiha Suresi

Birgün hazret-i Ebû Bekr ve hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anhümâ” mescide oturuyorlardı. Bir kimse mescide girip, Server-i kâinât hazretleri ile, hazret-i Ebû Bekre selâm verdi. Sonra hazret-i Alîyi görünce, gâyet mahzûn olup, yüzü sarardı. Hazret-i Ebû Bekr “radıyallahü anh” o kimsenin bu hâline bakıp, te’accüb eyledi [hayret etdi]. Nemâz kıldıkdan sonra, hazret-i Alîye süâl eyledi ki, yâ...

Devamı..

Bilal-i Habeşi (r.a)

Bilal-i Habeşi (r.a)

Hazret-i Bilâl-i Habeşî “radıyallahü teâlâ anh” bir kâşrin kölesi idi. Lâkin hazret-i Fahr-i âlemin mubârek ayağının toprağına yüz sürüp; kalbden müslimân olmuşdu. Bir büyük kilise vardı. İçindeki putlara hizmet için, kâşrler bir köylü ta’yin etmişlerdi. Birgün hazreti Bilâl, o kiliseyi tenhâ buldu. İçeri girip, putların yüzlerini kirletdi. Acele ile dışarı çıkarken o hizmetci köylü,...

Devamı..

Mürşid-i Kamil ve Nefsin Terbiyesi

Mürşid-i Kamil ve Nefsin Terbiyesi

1. Nefsin Terbiyesi Hz. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerif te şöyle buyurur: “Lokman (a.s) pak, musaffa, gece-gündüz işinde çevik, atik bir köle değil miydi?” 12 Lokman (a.s) aslen Habeşli olup Davud Peygamber’in (a.s) muasırıdır. Benî İsrail arasında bulunmuş, hakîm, âlim bir mübarek zattır. Onun resul de veli de olabileceği söylenmiş; peygamber olduğuna dair kesin bir malumat verilmemiştir. Ancak...

Devamı..

Tasavvuf Rehbersiz Olmaz

Tasavvuf Rehbersiz Olmaz

Sofi ulaşamadığı mânevi olgunluk (kemalât) hakkında, kendi anlayışıyla ve bulunduğu cemaatteki sofilerden gördükleriyle veya buna benzer sebeplerle peşin hüküm vermemelidir. Zira kemalât, aklın meyvesi ve kalbin sıfatıdır. Bunu daha iyi anlamak için bir misal verelim: Yusuf b. Hüseyin hazretleri (k.s) milâdî 916′da vefat etmiştir. Mâide sûresinde beyan edildiği veçhile ve “(Bu yolda) hiçbir...

Devamı..

Mürşid-iKamil ve Nefsin Terbiyesi

Mürşid-iKamil ve Nefsin Terbiyesi

1. Nefsin Terbiyesi Hz. Mevlânâ, Mesnevî-i Şerif te şöyle buyurur: “Lokman (a.s) pak, musaffa, gece-gündüz işinde çevik, atik bir köle değil miydi?” 12 Lokman (a.s) aslen Habeşli olup Davud Peygamber’in (a.s) muasırıdır. Benî İsrail arasında bulunmuş, hakîm, âlim bir mübarek zattır. Onun resul de veli de olabileceği söylenmiş; peygamber olduğuna dair kesin bir malumat verilmemiştir. Ancak...

Devamı..
content top